Av. Mehmet Pehlivan’ın yargılaması sürerken, gece saat 03.00 sıralarında Çorlu Karatepe Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’ndan Kandıra F Tipi Cezaevi’ne sevk edildiği ve bu işlemin ilgililere önceden bildirilmediği kamuoyuna yansımıştır.
Ceza infazı, mahpusun temel haklarını ortadan kaldıran sınırsız bir yetki alanı değildir. Sevk işlemleri de hukuk devletinin, insan onurunun ve tutuklunun savunma hakkının sınırları içinde gerçekleştirilmek zorundadır.
Hele söz konusu kişi bir avukatsa, mesele çok daha ağır bir boyut kazanmaktadır.
Avukatların cezaevlerinde tutulduğu, savunma faaliyetlerinin soruşturma ve kovuşturma konusu haline getirildiği, avukatların müvekkilleriyle kurduğu ilişkinin kriminalize edildiği bir yerde savunma hakkından, adil yargılanmadan ve hukuk devletinden söz etmek mümkün değildir.
İşkence ve kötü muamele yasağı mutlaktır. Bir kişiye fiziksel şiddet uygulanması beklenmeksizin; insan onurunu zedeleyen, gereksiz acı ve sıkıntıya yol açan, cezalandırma veya yıldırma amacı taşıyan uygulamalar da hukuk devletinin kabul edebileceği yöntemler değildir.
Av. Mehmet Pehlivan’ın sevk sürecinin tüm yönleriyle açıklanmasını, hukuka aykırılık iddialarının derhal soruşturulmasını ve savunmanın bağımsızlığına yönelik müdahalelere son verilmesini talep ediyoruz.