HABERLER

🏠  Anasayfa  ➝  Haberler

İzmir Barosundan “Mutlak Mücadele” Çağrısı

Sayfayı Yazdır Küçük Font Büyük Font

16:27 . 25 Mayıs 2026

İzmir Barosu, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) kurultayına ilişkin verilen “mutlak butlan” kararı sonrasında 25 Mayıs 2026 günü saat 11.00’de Baro binasında olağanüstü bir değerlendirme toplantısı düzenledi.

 

Baro’da meslektaşlarımızla birlikte yapılan toplantıda, “mutlak butlan” kararının hukuki niteliği, yargı bağımsızlığı ve demokratik hukuk devleti ilkeleri çerçevesinde değerlendirmeler yapıldı. Katılımcılar, hukukun üstünlüğü ilkesinin korunmasının yalnızca yargı organlarının değil, tüm hukuk camiasının ortak sorumluluğu olduğuna dikkat çekti.

 

Görüşmelerde ayrıca, yaşanan sürecin yalnızca bir siyasi partiyle sınırlı olmadığı, demokratik kurumların işleyişi ve halk iradesinin güvenliği bakımından daha geniş bir çerçevede ele alınması gerektiği ifade edildi.

 

Baro yönetimi ve çok sayıda meslektaşımızın katıldığı toplantının ardından İzmir Barosu Başkanı Av. Sefa Yılmaz, Yönetim Kurulu üyeleri ve bir grup meslektaşımız CHP İzmir İl Başkanlığına yürüyerek dayanışma mesajı verdi.

 

CHP İzmir İl Başkanlığı önünde açıklama yapan İzmir Barosu Başkanı Av. Sefa Yılmaz, konuşmasında ülkede uzun süredir devam eden hukuki ve demokratik gerilemeye dikkat çekerek “mutlak butlan” kararını hukuk devleti ilkeleri açısından değerlendirdi.

 

Yılmaz konuşmasında "Ülkemiz çok ciddi bir demokrasi sınavından geçiyor. Özellikle 2010 ve 2017 anayasa değişiklikleriyle başlayan süreç, kuvvetler ayrılığı ilkesinin zayıfladığı bir döneme işaret etmektedir. Bugün geldiğimiz noktada yargının bağımsızlığı ve tarafsızlığı konusunda ciddi tartışmalar yaşanmaktadır. Söylediği her sözün fiilen hukuk normu gibi kabul edildiği, yargı kararlarının uygulanmasında seçici davranıldığı, Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarının dahi tartışmaya açıldığı bir dönemden geçiyoruz.

 

Bu anlayışın sonucu olarak bugün bir siyasi partiye yönelik çok ağır bir müdahale ortaya çıkmıştır. Ancak biz bunun yalnızca bir siyasi mesele olmadığını, yarın başka kurumlara, sendikalara, barolara da yönelebilecek bir risk taşıdığını düşünüyoruz.

 

Bu nedenle burada bulunmamız bir dayanışma ifadesi olmanın ötesinde, hukukun üstünlüğüne sahip çıkma iradesidir." dedi. 

 

İzmir Barosu olarak, her koşulda hukukun üstünlüğünü, insan haklarını ve demokratik değerleri savunmaya devam edeceğiz.