İstanbul Barosuna kayıtlı meslektaşımız Av. Hatice Kocaefe'nin görevi sebebiyle uğradığı silahlı saldırı sonucu hayatını kaybetmesinin üzüntüsünü ve öfkesini yaşıyoruz.
28 Nisan 2026 günü vekil olarak takip etmiş olduğu dosyanın karşı taraflarınca Bursa'nın Gürsu İlçesi'nde saldırıya uğrayarak hayatını kaybeden Av. Hatice Kocaefe için meslektaşlarımızla bir araya gelerek basın açıklaması düzenledik.
Basın açıklaması öncesinde ise Van Barosuna kayıtlı meslektaşımız Av. Baran Doğaç’ın Şanlıurfa’nın Birecik İlçesinde haciz işlemi sırasında uğradığı saldırı sonucu ağır yaralandığını öğrendik.
İzmir Barosu adına açıklamayı gerçekleştiren Baro Başkanımız Av. Sefa Yılmaz, hayatını kaybeden meslektaşımız için bir araya gelmişken Birecik’te başka bir meslektaşımızın görevi sırasında yaralandığı bilgisini paylaştı. Son dönemde savunma mesleğine ve avukatlara yönelik şiddetin artarak devam ettiğini, bu durumun bir “şiddet sarmalı” haline geldiğini vurguladı.
Avukatların kamu hizmeti yerine getirdiğini, yargının kurucu ve asli unsuru olduğunu ifade eden Yılmaz, avukatların müvekkilleriyle özdeşleştirilmesi ve bu nedenle şiddete maruz bırakılmasının kabul edilemez olduğunu dile getirdi.
Konuşmasının devamında Yılmaz, "Avukatlık Kanunu ve uluslararası sözleşmelerin, avukatların görevleri nedeniyle hedef haline getirilmemesi gerektiğini açıkça ortaya koyduğunu, Avukatlık Kanunu’nun 57. maddesine rağmen avukatlara yönelik şiddet faillerine ağırlaştırılmış hükümler uygulanmadığını, aksine cezasızlık politikalarının bu şiddeti beslediğini" ifade etti.
Ayrıca "avukata yönelik saldırıların yalnızca meslek mensuplarına değil, yurttaşın savunma hakkına ve adalete erişimine yönelen bir tehdit olduğunu hatırlatarak geçmişte yaşanan benzer saldırı ve cinayetlerde faillerin etkin şekilde cezalandırılmamasının yeni saldırıların önünü açtığına" dikkat çekildi.
Açıklamada Yılmaz, savunma mesleğini yargının dışına itmeye yönelik anlayışı eleştirdi. “Avukatı adliyelerde görmek istemeyen ve avukata yönelik saldırıyı sıradanlaştırarak vatandaşı cesaretlendiren bir anlayış vardır. Avukat, bu ülkenin ve yurttaşın adalet karşısındaki en önemli savunmasıdır. Bizlerin sesini kesmeye çalışanlar aslında demokratik yapının, insan haklarının ve temel özgürlüklerin karşısında olanlardır.” dedi.
Türk Ceza Kanunu ve Avukatlık Kanunu’nda yer alan düzenlemelerin etkin şekilde uygulanmasının gerektiğini vurgulayan Yılmaz, konuşmasını “Bütün direncimizle ve inancımızla bu saldırıların son bulması, meslektaşlarımızın görevini yaparken endişe taşımaması için mücadelemize devam edeceğiz. Bizler, adil yargılanma hakkını istediği için şiddet mağduru olan avukatlar olarak, sözümüzü söylemekten asla vazgeçmeyeceğiz. Bu haklı mücadelenin bir gün mutlaka kazanılacağı yönündeki irademizi bir kez daha ifade etmek istiyorum.” şeklinde sözleriyle bitirdi.