İzmir Barosu tarafından 5 Nisan Avukatlar Günü sebebiyle İzmir Adliyesi’nde bir tören gerçekleştirildi. Meslektaşlarımızın yanı sıra İzmir Cumhuriyet Başsavcısı Ali Yeldan, İzmir Adalet Komisyonu Başkanı Onur Sert ve yargı mensuplarının da katıldığı tören, Atatürk Anıtı’na çelenk sunulmasıyla başladı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşımızın okunmasının ardından Baro Başkanımız Av. Sefa Yılmaz, 5 Nisan Avukatlar Günü konuşmasını yaptı.
"Hukuki Şiddetin Karşısındayız"
Başkan Av. Sefa Yılmaz, avukatların sadece fiziksel şiddetle değil, son dönemde bir de "hukuki şiddet" ile karşı karşıya kaldığını belirterek şunları söyledi:
"Avukatlar meslekleri ile özdeşleştirilip adeta birer tarafmış gibi haksızlıklarla karşı karşıya kalıyorlar. Görevlerini yaptıkları için tutuklanan meslektaşlarımız var. Oysa avukatın bulunmadığı bir yargı sisteminde, yurttaşın adalete erişiminden bahsedilemez. Demokrasinin temelinde savunma mesleği olmalıdır."
Avrupa Konseyi Sözleşmesi ve Yargı Bağımsızlığı
İstanbul ve Ankara’da gerçekleştirilen "Avrupa Konseyi Avukatlar Hakkında Sözleşme" çalıştayına katıldıklarını hatırlatan Yılmaz, Türkiye’nin bağlayıcı bir sözleşmeye acil ihtiyacı olduğunu vurguladı. Ülkemizdeki yargı bağımsızlığı ve hukukun üstünlüğü konusundaki endişelerini dile getiren Baro Başkanımız, hukuk güvenliğinin sağlanmasının tüm yargı camiasının ortak sorumluluğu olduğunu ifade etti.
"Haksızlık Kimden Gelirse Gelsin İzmir Barosu Oradadır"
Konuşmasında İzmir Barosu’nun 118 yıllık köklü mücadele geleneğine değinen Av. Sefa Yılmaz, baronun sadece avukatların değil; kadının, çocuğun, doğanın ve sokaktaki hayvanın da koruyucusu olduğunu belirtti. Sabah saatlerinde Meslek Fabrikası'na yapılan müdahaleye de dikkat çeken Yılmaz, kamu kurumları arasındaki hukuk mücadelelerinin yapıcı bir dille çözülmesi gerektiğini hatırlattı.
"Mücadelemiz 210 Bin Meslektaşımızla Sürecek"
Avukatlar Günü’nün temellerinin 1958 yılında İzmir’de atılmış olmasının tarihi sorumluluğunu taşıdıklarını belirten Yılmaz, konuşmasını şu sözlerle noktaladı:
"İzmir Barosu; laik, demokratik, sosyal hukuk devleti ilkesinden ayrılmayacaktır. Avukatın sesini keserseniz; kadının, çocuğun, doğanın sesini kesersiniz. Bizler, Türkiye genelindeki 210 bin meslektaşımızla birlikte hukukun üstünlüğünü savunmaya ve yurttaşın sesi olmaya devam edeceğiz."