HABERLER

🏠  Anasayfa  ➝  Haberler

Öldürülen Tüm Kadınlar için Adalet İstiyoruz!

Sayfayı Yazdır Küçük Font Büyük Font

16:19 . 28 Ocak 2026

2026 yılının henüz ilk ayında basına yansıyan haberlere göre , 17 kadın erkekler tarafından katledilmiştir. 2025 yılında 297 kadın şüpheli olmak üzere 591 kadın öldürülmüştür.

Kadınlar; evlerinde, sokakta, işte, adliyede sadece kadın oldukları için şiddete uğramaktadır. Şiddet faillerinin savunması ise her zaman birbirini tekrar etmekte; kadının kimi zaman boşanmak istemesi kimi zamansa taleplerine “hayır” demesi gerekçeleri olarak gösterilmektedir. Kadının özgürce “var” olabilmesini tanımayan politikalar kadına yönelik sistematik şiddeti meşrulaştırmaya çalışmakta, kadının yaşam hakkını elinden almaktadır. Toplumda her geçen gün artan kadın cinayetleri; sürekli, yaygın ve hedefli bir şekilde şiddetin kadınlara yöneltilmesi olayların  münferit olmadığını göstermektedir.  Gerçekleşen cinayetler cins kırımdır.

Devlet, CEDAW (Kadına Karşı Her Türlü Ayrımcılığın Önlenmesi Sözleşmesi) gereğince kadına yönelik şiddeti önlemek, etkin soruşturma yürütmek ve failleri caydırıcı biçimde cezalandırmak zorundadır. Kadınların yaşamlarını korumakla, kadın ve erkek eşitliğini sağlamakla yükümlü olanlar, bugün yaşamları için mücadele eden kadınları koruyamamaktadır. Kadınlar gerekli tüm hukuki başvuruları yapmalarına ve defalarca yardım talep etmelerine rağmen benzer şekilde ölüme terk edilmektedir.

İstanbul Sözleşmesi’nden çekilme kararı, kadınların yaşam hakkından siyasal olarak vazgeçildiğinin açık ilanı niteliğindedir. 2025 yılının “Aile Yılı” ilan edilmesiyle birlikte kadınları ailenin içine hapseden ve birer üreme makinasına dönüştürmeye çalışan politikalar üretilmeye ve 6284 sayılı Kanun gereğince verilen koruyucu ve önleyici tedbir kararları uygulanmamaya başlanmıştır.

Eşleri, eski eşleri, sevgilileri, babaları veya hiç tanımadıkları diğer erkekler tarafından kadınlar katledilirken, görevini yapmayan, failleri aklayan ve kadınları ikincil mağduriyetlere hapseden iktidar ve kamu otoriteleri bu vahşete sessiz kalmaktadır.

Tekrar ediyoruz; kadına yönelik şiddetle mücadele bir iyi niyet meselesi değil, insanın en temel yaşam hakkının gereği olarak anayasal ve uluslararası hukuktan doğan bir yükümlülüktür.

Devleti ve yargıyı göreve çağırıyoruz:

6284 sayılı Kanun’u derhal ve eksiksiz uygulayın. Fail erkeklere verilen ceza indirimlerine son verin. Koruma kararlarını etkin biçimde denetleyin. Kadınların yaşam hakkını gerçekten koruyun.

İzmir Barosu olarak katledilen kadınlar için adalet sağlanana kadar davalarının takipçisi olacağımızı, erkek adaletin değil gerçek adaletin sağlanması için, erkek şiddetinin sona ermesi için mücadele etmekten vazgeçmeyeceğimizi bir kez daha haykırıyoruz.

Kadın Cinayetleri Politiktir!

Erkek Adalet Değil, Gerçek Adalet!