HABERLER

🏠  Anasayfa  ➝  Haberler

Çalışma Raporu

Sayfayı Yazdır Küçük Font Büyük Font

Çalışma Raporu'nu haberin devamında inceleyebilirsiniz

15:16 . 03 Temmuz 2021

“Bitmedi daha sürüyor o kavga ve sürecek,

yeryüzü aşkın yüzü oluncaya dek!”

Adnan YÜCEL

 

İzmir Barosu’nun onurlu avukatları; yol arkadaşlarım, sevgili meslektaşlarım,

 

Bu faaliyet raporu, yalnızca İzmir Barosu Yönetim Kurulu’nun değil, sizlerle birlikte gerçekleştirdiğimiz iki yıllık onurlu duruşun, üretimin ve İzmir Barosu’nu yeniden hak ettiği yere, sözü dinlenir, saygınlığı olan ve ülke gündemini belirleyen noktaya taşıyan mücadelenin bir özetidir.

 

2018 yılı Genel Kurulundan bu yana iki yıldan fazla bir süre geçivermiş bir çırpıda…Günlük yaşamın koşuşturmasında, mücadelenin sıcaklığında bazılarını unuttuğum birçok şeyi şimdi bu faaliyet raporunu hazırlarken yeniden ve gururla fark ettim.

 

Seçim sonuçları açıklandığında bazı yandaş gazeteler, " İzmir Barosu’nu Barikatçılar Kazandı” diyerek manşet atmışlardı. Daha o gün gülerek söyledik. Evet, İzmir Barosu’nda Cumhuriyet değerleri ve laiklikten, insan haklarından, demokrasiden, hukuk devletinden ve en önemlisi avukatlıktan, avukatlardan, barolardan yana bir barikat kuracağız ve tüm saldırıların karşısında, “Vazgeçmeden, Biat etmeden, Teslim olmadan mücadele edeceğiz” diyerek söz vermiştik meslektaşlarımıza.

 

Şimdi aradan geçen iki yılın sonunda, verdiğimiz sözü hayata geçirmenin, başka bir avukatlık, başka bir hukuk, başka bir ülke mücadelesinde hep en önde olmanın gururuyla karşınızdayız. Elbette ki; tek başımıza yaptık iddiasında değiliz. Tam aksine gurur duyduğumuz şey; “Ver Elini” diyerek çıktığımız yolda daha önce farklı gruplara oy vermiş olsa bile mücadelemizdeki sahiciliğin, içtenliğin, samimiyetin farkında olan tüm meslektaşlarımızın görüş ayrımı gözetmeksizin desteğini kazanmış olmak ve birlikte mücadele ederek başarmaktı.

 

Bu sayede 29 Ekim’i 15 kişiyle değil 500’ün üzerinde meslektaşımızla kutlayabildik, okulları imam hatipleştirmeye çalışılan bir zihniyeti engelleyebildik, yasaklara bu kadar güçlü karşı durabildik. Bu sayede; 200’ün üzerinde avukatla İstanbul’da sandıklara sahip çıkabildik. Ankara’da barolarımızı savunurken en güçlü katılımı gerçekleştirmek, alanda en kalabalık baro olabilmek, mücadeleden kaçmamak; hep bu sayede gerçekleşti.

 

Yönetim Kurulu olarak kendimizi güçlü hissedebildiysek, arkamızda İzmir Barosu üyelerinin, sizlerin varlığınızı duymamız sayesindedir. Yalnız alanlarda değil, hak ihlallerine karşı hukuksal süreçlerde, bilgi güçtür diyerek çıktığımız yolda gerçekleştirdiğimiz eğitim çalışmalarında, her güzel işte ve mesleki dayanışmada hep birlikte olduk. İzmir Barosu’nun gücünün; nitelikli avukat kadrosundan, komisyonlarda canla başla çalışan arkadaşlarımızdan geldiğini, asıl alkışı mutfakta çalışanların hak ettiğini söylerken de Yönetim Kurulunun yalnızca mutfakta hazırlananları servis ettiğini söylerken de samimiydik.

 

Hep birlikte bir deprem ve pandemi süreci geçirdik. Pandemide yan yana durmak, meslektaşları sahiplenmek ve onlara destek olabilmek için gereken her şeyi yaptık. Vakıftaki parayı meslektaşlara faizsiz ve belli süre geri ödemesiz olarak dağıtmaktan, büromu paylaşıyorum’a, askıda faturadan, süreçte ofisini kapatmak zorunda kalan veya işini kaybeden meslektaşlarımız için ücretsiz dayanışma ofislerine kadar bütün imkanlarımızı seferber ettik.

 

Yaşanan depremin hemen akabinde çalışma alanları için çadır ofisler ve sonrasında konteyner ofisler kurulmasından, depremde e-imzalarını alamamış meslektaşlarımız için Pazar günü ücretsiz e- imza dağıtılmasına, yaklaşık 1.400 meslektaşımız için hasar tespitleri yaparak meslektaşlarımız bir de bununla uğraşmasın diyerek TBB SYDF başvurularının bizzat baromuz tarafından gerçekleştirilmesine, keza deprem nedeniyle evi ve/veya ofisi yıkılan meslektaşlarımız için vakıf üzerinden toplanan bağışların meslektaşlarımıza ulaştırılmasına kadar yaptıklarımızı boynumuzun borcu, görev anlayışımızın bir gereği olarak gerçekleştirdik. Çünkü kederde ve sevinçte ortak olmak, aile olmanın bir sonucudur ve biz tüm İzmir Barosu üyeleri bu ailenin birer parçası olmakla her zaman gurur duyduk.

 

Susurluk’tan bu yana aşina olduğumuz ve mücadele ettiğimiz çeteleşmiş düzene ve bu düzenin içinde yer alanlara karşı kimse ses çıkaramazken biz geri durmadık, seyretmedik, suç duyurularında bulunarak İzmir Barosu’nu olması gerektiği yere; çeteleşmiş düzenin getirdiği çürümüşlüğün yani hukuksuzluğun tam karşısına taşıdık.

 

Ertelenen genel kurul süreçlerinde demokrasiyi askıya almanın provasını yapıyorlar diyerek hem fiili hem de hukuki mücadeleyi asla bırakmadık. Kararlılığımızın bir göstergesi olarak her hukuka aykırı iptal kararından sonra dava açtık ve yeni bir tarih belirleyerek demokrasiye sahip çıkma irademizi defalarca ortaya koyduk.

 

Ve nihayet 6. başvurumuz sonrasında yeni bir genel kurulun eşiğine gelmişken, açıkça söyleyebilirim ki; hangi siyasi görüşten olursa olsun, Cumhuriyet değerleri ve laiklikten yana tavır koyan, demokrasiye sahip çıkan, hak ve özgürlüklerden yana taraf tutan, ülkenin neresinde olursa olsun; kadın, çocuk, LGBTİ+  ve özel ihtiyaç sahibi bireylere yönelik hak ihlallerine karşı birlikte mücadele edebilen, doğa talanına en sert biçimde karşı çıkabilen, hayvanlar yaşadığımız dünyanın bir parçasıdır ve haklara sahiptir diyebilen, Türkiye’nin en köklü, en güçlü, en saygın hukuk kurumlarından biri olan 113 yıllık İzmir Barosu’nda korkmadan, çekinmeden, sözünü sakınmadan başkanlık yapmış olmanın, Yönetim Kurulu üyeliği görevinde bulunmanın onurunu yaşıyoruz. 

 

Bilmelisiniz ki; bu onur, diğer tüm görevlerin üstünde ve ötesindedir.

 

Sizinle birlikte yol yürümek, sizinle birlikte mücadele etmek onuruna erişebildiğimiz için çok mutluyum. Desteğiniz ve varlığınız için şükranla, sevgiyle, dostlukla ve sağlıkla…

 

Avukat Özkan YÜCEL

İzmir Barosu Başkanı

 

İZMİR BAROSU 2018-2020 (EKİM 2018-TEMMUZ 2021) DÖNEMİ ÇALIŞMA RAPORU İÇİN TIKLAYINIZ