HABERLER

🏠  Anasayfa  ➝  Haberler

Baro Başkanımız Av. Aydın Özcan Soykırım Yalanına Karşı Berlin’de Olacak

Sayfayı Yazdır Küçük Font Büyük Font

İzmir Barosu, Alman Parlamentosu’nun 2 Haziran’da gündemine alacağı “Ermeni Soykırımı Tasarısı”nı protesto etmek için Berlin’de yapılacak yürüyüşe Baro’yu temsilen Başkan Av. Aydın Özcan’ın katılması yönünde kararı aldı.

11:31 . 27 Mayıs 2016

İzmir Barosu, Alman Parlamentosu’nun 2 Haziran’da gündemine alacağı “Ermeni Soykırımı Tasarısı”nı protesto etmek için Berlin’de yapılacak yürüyüşe Baro’yu temsilen Başkan Av. Aydın Özcan’ın katılması yönünde kararı aldı.

 

İzmir Barosu’nun bu kararının gerekçelerini açıklayan İzmir Barosu Başkanı Av. Aydın Özcan konunun emperyalist bir amaç taşıdığını belirterek Türkiye’ye yapıştırılmak istenen soykırım yaftasına engel olmak için mücadele vereceklerini söyledi.

 

Av. Aydın Özcan’ın açıklaması şu şekilde:

 

“1948 Birleşmiş Milletler Sözleşmesi’ne göre soykırım bir suç tanımıdır. Yine bu 1948 Birleşmiş Milletler Sözleşmesi’ne göre soykırım suçunun varlığına ancak eylemi yapan ülkenin yetkili ceza mahkemesi veya Uluslararası Ceza Mahkemesi karar verebilir. Bunların dışında hiçbir kimse, hiçbir kuruluş, hiçbir parlamento bu konuda hüküm kuramaz, karar veremez. Bugüne kadar yapılan yargılamalarda da Türkiye aleyhine böyle bir karar bulunmamaktadır.

 

Yıllardır Türkiye bu konuda köşeye sıkıştırılmak isteniyor. Özellikle uzun yıllar ABD ve Fransa’nın bu yöndeki tutumları ortadadır. Bütün bu siyasi manevralara karşın Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi 2. Dairesi’nin 13 Aralık 2014 günü yine Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi Büyük Daire’nin 15 Ekim 2015 günü açıkladığı Perinçek - İsviçre Davası kararlarına göre, yani Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne göre parlamentoların, siyasi iktidarların, hükümetlerin veya herhangi bir kuruluşun bu yönde bir karar oluşturmasının hukuki bir geçerliliği yoktur kararı ortadadır.

 

Bu oyunlar Avrupa Birliği’nin ve özellikle Almanya’nın üzerinde bulunan soykırımcı yaftayı hedef değiştirmek amacıyla siyasi manevra gereği yarattığı bir olgudur. Özellikle ülkemizde yaşanan 1915 olayları Yahudi soykırımıyla karıştırılmamalıdır. Bu konuda Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin de saptamaları çok yerindedir.

 

Bunun karşısına Türkiye siyasi iktidarıyla, muhalefet partileriyle, sivil toplum örgütleriyle, 78 milyon Türk halkı olarak dimdik durmalıdır. Bu nedenle 28 Mayıs’ta Almanya’da yapılacak yürüyüşü önemsiyoruz. Oradaki Türk toplumu ve Türkiye’den katılımcılar arasında biz de olacağız ve Türkiye’ye yapıştırılmak istenen soykırım yaftasına engel olmak için birlikte mücadele vereceğiz.”